|
(aylık Lutte de Classe dergisinin 106 numaralı yaz sayısından Türkçe'ye çevrilmiştir)
|
|
2004 yılında Putin'in Rusya Federasyonu başkanlığına yeniden seçilmesinden bu yana, cılız da olsa, kitlelerde toplumsal
hareketlilik, protesto eylemleri, son dönemde ise, grevler ve sendikal alanda bazı kıpırdanmalar görülüyor.
|
|
2005 yılı başında emeklilerin öfkesi, yollara yarım milyonun inmesine yol açtı. 122 numaralı federal bir yasa ile
Sovyet döneminden kalma sosyal hakların bir çoğunun iptal edilmesine karşı 600 şehirde aniden insanların tepki
göstermesi şimdiki Rusya'da daha önce görülmemişti. Ve bu da yetkilileri hayrete düşürdü.
|
|
Toplu taşımacılığın ve ilaçların ücretsiz olmasına son verilecek ama bunun karşılığında ek ödenek verilecekti.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra enflasyonun ücretleri, emeklilik maaşlarını ve bankadaki tasarruflarını
nasıl birkaç ay içinde erittiğini ve özellikle yaşlılar olmak üzere milyonlarca insanı sefalete sürüklediğini
gördüğümüzde böyle bir vaade kim inanabilir ki?
|
|
Emekliler, yurtlarda yaşayanlar ve işçiler
|
|
Haklarını savunduğunu iddia ettikleri yoksulların kendisine karşı harekete geçmesinden korkan iktidar yasayı ve
öğrenciler aleyhine alınan kararı iptal etti. Öğrenciler, tepki göstermemişti ama Putin, yaşlıların sokağa
dökülüp polis çemberine rağmen ufak tefek olsa da cılız emeklilik maaşlarına ek olarak sahip oldukları sosyal
haklarını nasıl savunduğunu görünce, öğrencilerin de sokağa dökülmesini beklememeyi tercih etti.
|
|
Hükümet, geri adım attığı için hareket de durdu. Ama bu hareketin bazı çevrelerdeki havanın değişmesine katkıda
bulunmuş olabileceği görülüyor. En azından bazı kentlerde veya "iki başkentin" bazı semtlerinde toplu taşıma
ücretlerine yapılan zamlara, konut masraflarının arttırılmasına karşı kalabalık veya küçük gurupların eylemler
düzenlediği görülüyor.
|
|
Aynı zamanda 2005 yılında, konut kullanım masraflarının artık sosyal hizmet kurumları tarafından değil kiracılar
tarafından ödenmesini kararlaştırılan ve sosyal konut hakkı elde etmeyi çok zorlaştıran yasaya karşı tepkiler oldu.
Aynı şekilde emlak spekülasyonu amacıyla kaldıkları yurtlardan ihraç edilen emekçi ve öğrenciler tepki gösterdiler.
1990'lı yıllarda konutlar özelleştirilmeye başlandı. Ve böylece kiralar feci bir şekilde arttı.
|
|
Böyle bir ortamda genç işçi ailelerin tek konut olanağı, şartları iyi olmayan ve sağlıksız oldukları için
yetkililerin boşaltmak istedikleri yurtlardan başkası değil.
|
|
Ancak en temel yenilik, işçi sınıfının bir bölümünü sınıf olarak kendini göstererek daha çok taarruz içerikli
hareketlerin ortaya çıkmasıdır.
|
|
Tabii ki bizler bunları ancak uzaktan ve basının aktardıklarıyla sınırlı bir şekilde değerlendirebiliyoruz. Rus
basının toplumsal mücadelelere fazla ilgi göstermediği ve ülkenin tüm bölgelerindeki olayları yansıtmadığını da
göz önünde bulundurmak gerek. Geçen Mart ayında, alt başlığında "Kapitalistler için bir araç" yazan uluslararası
finans çevrelerinin aylık dergisi Forbes'in Rus baskısı, bazı grevlerin ve bazı işyerlerinde oluşturulan sendikaların
listesini vererek, baş sayfasında "İşçiler sermayeye karşı" diye yazdı. Bildiğimiz kadarıyla bu bilgiler sadece
belirli işyerleriyle sınırlıdır, büyük çoğunluğu oluşturan çoğu bölgelerde ise, şimdiye kadar hiçbir şey
olmadığı yansıtılıyor.
|
|
"Resmi" sendika...
|
|
Ücret zamları ile ilgili grevler dışında toplu iş sözleşmelerinde daha çok hak elde etmek, veya toplu iş sözleşmesi
yapma hakkı, idarecileri Rus iş yasalarının emekçilere tanıdığı hakların uygulanmasını kabul ettirmek için yapılan
grevler de var. Bu istekler arasında, "resmi" sendika FNPR dışında başka sendika da oluşturabilme hakkı da var.
|
|
FNPR, Brejnev ve Gorbaçov'un SSCB döneminde işyerlerinde işçi sınıfını denetim altında tutmak için siyasi iktidara ve
işyeri idarecilerine bağımlı kurumlardan kalmadır. Her ne kadar FNPR Rusya Bağımsız Sendikalar Federasyonu ismini
taşısa ve eski SSCB dönemindeki VCSPS "sendikalarına" atıfta bulunmasa da yine eskisi gibi resmi makamların ve işyeri
idarecilerinin işbirlikçisidir. Ve mali kaynaklarını işyerine bağlı sosyal faaliyetler yoluyla elde ediyor. İşyerine
bağlı tatil merkezlerinden, kreş, sosyal konut, bir yerde tatil yapabilmek için karne ve benzeri hizmetlerden
yararlanabilmek için bu resmi sendikaya üye olmak şart.
|
|
FNPR, 31.5 milyon üyesi olduğunu iddia ediyor. Bu ise, 69 milyon çalışan emekçi ve işsizin yüzde 44.5'i demek. 2006
yılı sonunda yaptığı kongrede FNPR'den ayrılarak "resmi olmayan" sendikalara gidenler nedeniyle yeni kayıpları oldu.
FNPR'nin belirttiğine göre toplam 2.5 milyon üye kaybı oldu. Bunların çoğu, 1.5 milyonu VKT'ye (Panrus Emek
Konfederasyonu), yarım milyonu Sotsprof'a (sosyalist sendikalar) ve bir o kadarı da Zachtchita Truda'ya (Emek Savunması)
olmak üzere bazı diğer sendikalara gitti.
|
|
SSCB dağıldığında FNPR kendini "emeğin kolektif çıkarlarının savunucusu" olarak sundu. Yani Sovyet döneminde olduğu
gibi genel müdürden temizlikçi kadınlara kadar tüm çalışanların hakkını savunduğunu iddia ediyor. Özelleştirmeler
başladığında ise, FNPR bütün ağırlığını kullanarak, sayıları on binleri geçen işyerlerinin "yabancı ellere
geçmemesi" için emekçileri ikna etmeye çalıştı. Yani, emekçilerden mevcut idarecilerin, yerel veya ulusal seviyedeki
bürokratların, işyerinin mülkiyetini ele geçirmeleri için desteklemelerini istedi.
|
|
FNPR idarecileri yasal olduğunu iddia ederek bazen radikal işçi sınıfı eylemlerini de destekledi. En çok bilinen örnek
1998'de bir kısım yöneticinin emrinde olan TSBK Vyborg (Finlandiya sınırına yakın) selüloz kombinasının
özelleştirilerek bir Batılı şirkete satılmasına karşı işçiler greve gidip fabrikayı işgal ettiler. Ve polis ile
patron yanlısı fedailer arasında çatışma oldu.
|
|
FNPR, Sovyet dönemi sonrası kargaşa ortamında korporatis siyasetinden dolayı şüphesiz bazı emekçilerin desteğini
korusa, "alternatif" diye adlandırılan sendikalara giden emekçiler nedeniyle biraz kan kaybetse de yönetim çevrelerinin
desteğini almaya devam ettiği için gücünü önemli ölçüde koruyor.
|
|
... ve "bağımsız" sendikalar
|
|
Sovyet döneminde işyeri idarecileri, VCSPS (sendika kadroları) aynı bürokrasinin yakın ve tamamlayıcı
parçalarıydılar. Ortak çıkarlarla birbirine bağlı idareciler ve sendika yöneticileri, emekçiler hak iddiasında
bulunmamaları şartıyla onlara babacan davranıyorlardı.
|
|
Rusya içinde gelişen iç değişmeyle birlikte FNPR'nin tabanını oluşturan sosyal ve toplumsal değişiklikler oluyor, bu
da FNPR'nin gücünü azaltıyor. Bir yandan işyerlerinde, özellikle de Batılı kapitalistlerin yatırım yaptığı özel
işyerlerinde idari ilişkiler eskisinden daha farklı bir şekilde gelişiyor. Aynı zamanda bu işyerlerini yöneten
idarecilerin de yerine başkaları geliyor. Diğer yandan ise mücadeleci emekçiler için daha cazip olan yeni sendikalar
oluştu. Bir de işyerlerine yeni genç emekçiler geldi ve bunların idare ile, "işbirlikçi" eski sendikalara karşı
tavırları daha önceki kuşaktan daha farklı.
|
|
İşverenler bu şartlarda "bağımsız" diye geçinen sendikalara da bir yer vermekten çekinmiyor. Çünkü bu sendikaların
ülke seviyesindeki yöneticileri de mevcut Rusya düzeni ile ne kadar uyumlu oldukları konusunda gerekli güvenceleri
vermekten çekinmiyorlar.
|
|
Örneğin Sots prop yöneticisi Sergeuei Khramov 'apolitik' olduğunu belirtip Sosyal Demokrat Parti'den Rusya Emek Partisi'ne
ve oradan da milliyetçi partilere -Vatan İçin, Avro Asya Birliği'ne sonra da "Vtanseverler Partisi"ne- geçti ve en sonunda
Kremlin'e yakın "Çalışan İnsanı" Savunma Partisi'ne geçti! Bir de MPG madenciler sendikası yöneticisi Aleksandre
Sergeiev var ki, başkan Putin'in danışmanları saflarına katılmaktan çekinmedi. Pilotların sendikasına gelince, sendika
kurucuları "şok uygulamalar" döneminde Yeltsin'in sağ kolu olan Etgar Gayidar'in Demokratik Seçenek Partisi'ni
katıldılar.
|
|
Tabii, bir de uzun zaman Rusya içinde ve dışında bazı aşırı sol gurupların gözdesi olan ve şimdi Emek Suvunması
sendikasının eş başkanı olan Oleg Chein'in unutmamak gerek. Chein, önce 1999'da kendini "Marksist" diye milletvekili
seçtirdi, ardından Rodina (Vatan) isimli partiye ve bu partinin siyasi yönetimine katıldı. Sonra da Duma'da ikinci Putin
partisi olan Rusya Partisi'ne katıldı!
|
|
Kendilerine "bağımsız" diyen tüm bu sendikalar, hiç de saydam olmayan anti demokratik biçimde yönetiliyor, kimseye
danışmadan tek başlarına sendikanın siyasi çizgisini belirliyorlar ve kesinlikle sendika üyelerinin denetimine tabi
değildirler.
|
|
Ford, GM, Renault ve diğerleri
|
|
İşte bu ortamda son aylarda bazı grevler oldu ve bunların bazıları kısmen de olsa başarıyla sonuçlandı. Grevlerin
çoğu hem Rusya'da hem de Batı'da imtiyazlı diye adlandırılan işkollarında oldu. Yoğun olarak Batılı sermayenin
yatırım yaptığı Mc Donald, Heinken, Coca cola, ..., otomotiv sektöründeki bir fabrikada başlayan grev diğer markalara,
veya bir sanayi bölgesinde başlayan grev, o sanayi bölgesindeki diğer işkollarına da sıçradı.
|
|
Geçen Mart ayında Ford, Vsevolojsk fabrikasında birkaç ay içerisinde üçüncü grev oldu. Grevciler kısa bir süreden
sonra yüzde 14 ile 20 arasında (herkes için yaklaşık 100 dolarlık bir zam), iş süresinin etkisini azaltmak için ek
molalar, 2006'da oluşturdukları ve söylediklerine göre çalışanların yüzde 70'inin üye olduğu sendikanın resmen
tanınmasını kazandılar.
|
|
Bu örnekten esinlenen Saint Petersburg posta kamyon şoförleri Nisan ayı başında greve gittiler ve bir kısmı FNPR'den
ayrılarak kendi sendikalarını oluşturdular. Aynı şekilde Vsevolojsk bölgesinde Nevky Porogi'de paketleme fabrikasında
işçiler ücret zammı, tatil günleri mesai ücretinin iki katına çıkarılması, bir işçi müfettişinin fabrikada
denetim yapmasının kabul edilmesi (bu da fabrikadaki çalışma şartları ve idarenin mevcut sınırlı hakları bile
uygulama yöntemleri hakkında çok anlamlı olmalı!) ve yeni oluşturulan "alternatif" sendika için bir yer verilmesini talep
ettiler.
|
|
Yine bu geçen ilkbaharda, Tokliyati kentindeki General Motors-Avtovaz ortaklığı fabrikasında bir mücadele sonucu mahkeme
kararıyla Edinstvo (Birlik) "özerk" sendikasının temsilcisinin işyerine geri dönmesi sağlandı. İşyerinde örgütlenip
sendika getirmek isteyen emekçilerin idarece atılması artık gittikçe yaygınlaşıyor. Bu nedenle Rusya'da son zamanlardaki
mücadelelerin önemli bir kısmı buna bağlıdır ve bazıları aylar ve hatta yıllar sürebiliyor.
|
|
Bu konuyla ilgili ve ek olarak ücret zammı talepleri olan bir mücadele Moskova'daki bir sigara fabrikasında patlak verdi.
FNPR grevi destekledi. Sonuçta idare isteklerin çoğunu kabul etmek zorunda kaldı. Aynı şey, Yoroslav'daki Yarpivo bira
fabrikasında da yaşandı. Ural'daki büyük Perm şehrinde belediye otobüs şoförleri idarenin yeni kararlarına karşı,
Zachtchita Truda sendikasının şubesini oluşturdular.
|
|
Mayıs ayında ise, sıra Moskova'daki Renault Avtovramos fabrikasına geldi. Bundan iki yıl önce idare, Global dergisinde
(işyerine ait yayınlardan biri) "Rusya'da kurulan yabancı otomotiv fabrikalarından en büyüğünün her şeyden önce
ücret giderlerindeki kazançtan dolayı Rusya'yı tercih ettiğini" yazıyordu.
|
|
Dergi ücret seviyesini belirtmiyordu (ücretler, 15 bin ruble, yani 440 avro civarındaydı. Rusya'da bir istisna olmak üzere,
Moskova'da ortalama ücret 25 bin ruble civarındaydı). Ama Global, bu "fabrikanın tamamen insan emeği ağırlıklı"
olduğuna vurgu yapıyordu.
|
|
Renault, makinelere yatırım yapmadığı için esas olarak işçilerin "alınteri" ile geçen Ekim ayında Avtovramos
fabrikasında 50 bin adet Lagun üretti. Beş ay sonra ise, Renault fabrikasındaki emekçiler Ford, Nokian-Tyres ve
GM-Avtovramos fabrikasında oluşturulmuş olan MPRA "bölgesel otomobil işçileri sendikası"nın şubesini oluşturdular ve
idareyi bu sendikayı kabul etmeye zorladılar.
|
|
Sendika şubesi hemen yüzde 30 ücret zammı talep etti. Çünkü eğer sendika yasaya uymak isterse grev kararıyla grev
uygulaması arasında hayli uzun bir süre var. Rusya'daki federasyon ve Rusya İş Yasası, yasal temellere göre greve gitmeyi
çok zor kılıyor.
|
|
Çünkü bir sürü şartı yerine getirmek gerekiyor. Önce, "uyuşmazlıkları giderme" komisyonu oluşturulmalı, grevden bir
hafta önce idarenin denetiminde grev oylamaları yapılmalı ve her defasında oylamada çoğunluk sağlanmalı ve de resmen
tanınan bir sendikanın grev nedenlerini açıklayan bir duyurusu gerekli. Bu şartlar grevleri çekirdek aşamasında
engellemek için dayatıldı. Ama grevciler çoğu zaman bu dayatmalara uymuyorlar.
|
|
Perestroika'dan (Yeniden yapılanma) bu güne
|
|
Yeltsin'i destekleyen ve Gorbaçov'a karşı yapılan kitlesel madenciler grevi, SSCB'nin son yıllarına damgasını vurmuştu.
Ardından 1990'lı yıllarda ve Yeltsin'in başkan olduğu iki dönemde grevler gittikçe azaldı.
|
|
İşçi sınıfı ülkedeki tüm diğer kitleler gibi 1991'de yıkılan SSCB ve onun getirdiği etkiler altındaydı: Ekonomi
paramparça edilip özelleştirildi; "şok tedavi" uygulandı; onlarca milyon insanın yaşam seviyesi çöktü; ücretler
gittikçe daha geç ödendi ve enflasyon nedeniyle eridi; her tarafı siyasi ve sosyal kargaşa sardı. 1998 Ağustos borsa
çöküşü ve sonuçları büyük bir uçuruma yol açtı.
|
|
İşte böyle bir ortamda grevler azaldı ve yapılanlar da daha çok sırtına duvara dayamış emekçilerin greviydi. Yani
ödenmeyen ücretleri alabilmek veya işyerinin kapanmasını engellemek için yapılıyordu. Veya büyük ve ekonominin can
damarı olan ve çalışma şartları nedeniyle grevci emekçilerin yerine hemen başka emekçi çalıştırılması olanağı
olmayan işyerlerinde grev olabilirdi.
|
|
Bu işkolları, perestorika döneminde "alternatif" sendikalar oluşturulan yerlerdi: Yani kömür madenlerinde (buralarda NDPR
vardı); tren üreten fabrikalarda; pilotlar; hava sahası denetim emekçileri; liman işçileri ve bunun gibi... Ağustos
2005'te RPD, 2 bin 300 üyeli Liman İşçileri Saint Petersburg Sendikası, greve gidip işvereni "yasa ile belirlenen
şartların" altına inilmemesini dayatan bir toplusözleşme yapmaya zorladı.
|
|
Öğretmenler, enerji işkolundaki emekçiler veya hastane personeli, şehir, bölge ve hatta ülke çapında birkaç defa grev
yaptılar. Örneğin, Ekim 2005'te öğretmenler yüzde 50 ücret zammı isteğiyle greve gitti. Ücretleri o kadar gerilemişti
ki zaten hükümet yüzde 20'lik bir zam yapmayı kararlaştırmıştı!
|
|
Bugün ise genel durumda, basına göre petrol ve gaz fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle (ki Rusya önemli üretici ve
ihracatçı ülkelerden biridir) ekonomide çok büyük gelişmeler olduğunu ve bunun sonucu olarak işçi sınıfının
konumunda çok önemli iyileşme olduğunu ima eden saçmalıklar dışında, önemli bir değişiklik yoktur (grevlerin daha
sık olması dışında).
|
|
"İyileşme", ama kimin için?
|
|
Büyük şehirlerde, özellikle gökdelen ve lüks konut inşaatında bir patlama yaşanıyor. Ama bu emlakçıların ve
reklamlarını yapanların da belirttiği gibi "kalbur üstü" kişileri ilgilendiriyor. Emekçiler için konut sorunu gittikçe
daha da büyüyor. İnşaat işkolunda çalışanlara gelince, bunların büyük çoğunluğu Orta Asya kökenlidir, onlara
adeta köle muamelesi yapılıyor. Çoğu zaman inşaatlarda yatmak zorundalar; işyerine gelir gelmez patron kimliklerine el
koyuyor; polisin baskısına maruzdurlar ve bazıları da "oturma izinleri" olmadığı bahanesiyle polis tarafından haraca
bağlanıyorlar; resmi asgari ücrete yakın bir ücret bile alamıyorlar. Sibirya'daki orman işçilerinin veya bazı uzak
bölge sanayilerinde çalışanların, ki bunlar genellikle eski SSCB veya Çin'den gelen göçmen işçilerdir, durumu daha da
fecidir.
|
|
Büyük şehirlerde Rus kimliğine sahip emekçilerin ücretlerinde sınırlı artış olmuştu: Resmi verilere göre 1999'dan
bu yana ücretleri iki katına çıktı. Ama ücretler 1990'lı yıllarda o kadar gerilemişti ki, yine aynı resmi verilere
göre gerçek ücretlerde, artışa rağmen 1989 yılına göre yüzde 20'lik bir gerileme var!
|
|
Üstelik bu sözü edilen yeni ücretlerin genellikle üçte ikisi ve hatta dörtte üçü ikramiyelerden oluşuyor ve garantisi
yok. Bu durum, en iyi konumda olan işkolları, yani "iyileşmenin" motoru olarak ileri sürülen enerji işkolu için de
geçerli!
|
|
Temmuz 2006'de Batı Sibirya'nın Sourgout şehrinde en büyük petrol merkezi olan Neftyugansk'ta çalışan emekçiler,
ücretlerinin sabit bölümünün (ve aynı zamanda ücretlerinin tamamının) arttırılması için (bu temel istekleri idi)
başarılı bir grev yaptılar.
|
|
2001'de Putin'in oluşturduğu yeni iş yasası, o dönemdeki işveren ile emekçiler arasındaki güç dengesini yansıtıp
çalışma şartlarını belirledi. Ve günlük çalışma süresinin 12 saate çıkarılabileceği kararını içeriyordu. Yada
bir işveren haftalık çalışma süresini 12 saat arttırabileceği ve hatta personel kabul ederse bunu 16 saate
çıkarabileceğini yazıyor!
|
|
Sanayide önemli yatırımlar yapılmadığı için elde edilen üretkenlik artışı temel olarak sömürünün daha da
arttırılmasıyla gerçekleşiyor. İş yasası sömürü konusunda belirli sınırlar çiziyor ama üretim işkollarında uzak
alanlarda da dahil, işverenler çoğu zaman buna bile uymuyor.
|
|
Hizmet işkolunda çalışanlar veya kadrolar haftada 6 gün çalışmak zorunda kalabilir, haftalık veya yıllık izinleri
idarecilerin keyfine kalmış, günde 10 saat veya daha fazla çalışma zorunda kalabilirler. Belirli ticaret merkezleri, hatta
küçükleri bile, binaların üzerindeki büyük yazılarla belirtildiği gibi 24 saat açık. Moskova'da çok önemli bir Rus
mali kuruluşu olan Citybank'ta 2006 yılı sonunda "özerk" bir sendikanın kurulması herhalde bundan dolayıdır!
|
|
Bir de geçen on yılık dönemin baş belası olan ücretlerin ödenmemesi tamamen ortadan kalkmadı.
|
|
Örneğin Yaroslavl'daki Kholodmach fabrikasında (sanayi için soğutma malzemesi üretiyor) bir süre önce iş bırakma,
çalışanların genel toplantıları, idari bölümlerin işgal edilmesi, sendika oluşturulması, eyleme öncülük eden
kadın emekçinin işten atılması, 2003'te olduğu gibi ücretlerin yine ödenmemesi ortamı yaşandı.
|
|
Yine aynı şekilde Moskova'nın kuzeyindeki Rybinsk'te bulunan, Polygraphmach (baskı makineleri üretiyor) ve Rybinkhleb
(gıda sektörü) fabrikalarında eylemler oldu. Rybinkhleb'de sendika, çalışanlara verilen ücretlerin alınmaması
çağrısında bulundu. Çünkü ücretler yapılan kesintiler nedeniyle kuşa döndü ve 32 avroya indi. Yine 2006 yılı
sonunda Toula'da bazı metal işçileri ücretleri aylardan beri ödenmediği için açlık grevi yaptılar.
|
|
Daha yakın bir zamanda ise, Azak denizine yakın büyük bir işyeri olan AKDP'de (çocuk besinleri üretiyor) idare greve
gidileceği haberini alınca işçilere ödemediği son beş aylık ücretlerin bir kısmını hemen ödedi ve bunu kabul
etmeyen işçileri işten atacağı tehdidinde bulundu.
|
|
İş çevrelerinin tavrı
|
|
Daha önce alıntı yaptığımız Forbes dergisi dünyada emek gücüne ödenen ücretlere göre Rusya'daki ücretlerin çok
düşük olması nedeniyle "Rus işverenlerinin rahatça yüzde 10-15'lik bir ücret zammı" verebileceklerini belirtiyor. Tabii
eğer mecbur kalırlarsa. Bu açıdan Rusya'daki iş dünyasına bağlı temel yayınlardan biri olan Kommersant'da Nisan'da
yayınlanan başka bir yazı da çok anlamlı.
|
|
Son grevlerden söz edip, bunların "bağımsız" sendikalardan kaynaklandığını ve bu nedenle güçlendiğini belirten
Kommersant şunu belirtti: "Daha 2006'da uzmanlar Moskova ve Saint Petersburg fabrikalarında işgücünün
pahalılaşacağını öngörüyordu. Şu saate kadar otomotiv tröstleri Rusya'da ücretlilerle olan anlaşmazlıklardan fazla
şikayetçi değiller.
|
|
GM genel merkezinden "ücret ve çalışanların sosyal yardımları rekabete göğüs germemize rahatlıkla olanaklıdır" diye
belirtiyorlar. Nissan ise, "durumu takip ediyoruz ve emekçilerle olumlu bir diyaloğa hazırız" diyor, (...) Toyota ve
Wolkswagen yorum yapmaktan kaçındılar. (...) Rus otomotiv işverenlerine gelince, müthiş bir soğukkanlılık
gösteriyorlar. SeverstalAvto "şirket idaresinin fabrikadaki sendika ile ayrılıkları yoktur" diye duyuruyor, Avtovas ise,
Ünite isimli sendika bir sorun yaratmıyor, "çünkü ücretlilerin sadece yüzde birini temsil ediyor" vurgusunu yapıyor.
|
|
"Bağımsız" sendikalara hiç tahammül edilmediği, bu sendikalara öncülük edenlerin işten çıkartıldıkları
(genellikle girişimde bulunanlar bir, iki emekçiden ibarettir ve onlar da atılınca sendika biter) işyeri sayısı göz
önünde bulundurulunca işverenlerin, bazılarının iddia ettiği gibi, hiç de "soğukkanlı" olmadıkları görülüyor.
Şimdi Rusya'daki işyerlerinin büyük çoğunluğunda ne grev ne de FNPR'den başka sendika oluşturma girişimi var. Ama
durum şimdikinden biraz farklı olarak gelişmeye başlarsa işverenlerin serinkanlılıklarını sürdürebileceğini
sanmıyoruz. Üstelik Putin yönetimindeki iktidar ekonomik ve siyasi durumu istikrara kavuştursun veya kavuşturmasın,
bürokratlar, sonradan görmeler veya öz be öz burjuvalar işyerlerini paylaşmış olmalarına rağmen toplumsal
konumlarının çok kırılgan olduğunu iyi biliyorlar.
|
|
Nasıl bir perspektif?
|
|
Tabii ki devrimciler olarak, Rusya'da işçi sınıfı içerisindeki yeniden belirli faaliyetlerin başlaması bizi
sevindiriyor. Ama yine de belirtmekte yarar vardır, bu hareketliliğin ne boyutlarda ve ne kadar köklü olduğunu tespit
edecek durumunda değiliz.
|
|
Bu konuda kendi kendimize sorabileceğimiz bir çok soru arasında bu hareketliliğin sadece savunma eylemleri ile mi
sınırlı, yoksa emekçiler arasında yeniden bir özgüvenin var olup olmadığı soruları var. Özellikle şu soruyu
sorabiliriz: Bu mücadelelere katılan emekçiler arasında Rus toplumunun geleceği, onun uğradığı dönüşümler, bu
dönüşümlerin nedenleri ve gidişatı üzerine kafa yoranlar var mıdır?
|
|
Tüm bu soruların cevapları ancak siyasi olabilir. Bu cevapları tabii ki ne şimdiki Rus partilerinden, ne de "bağımsız"
olanlar dahil sendika yöneticilerinden bekleyebiliriz.
|
|
Rusya'nın günümüzdeki koşullarında hem sınıf mücadelesi alışkanlıklarını yeniden kazanmak hem de sınıf
mücadelesi fikirlerini işçi sınıfının mücadelesinin gerekliliğini ve yönünü anlamak, fikirleri ve bilinci işçi
sınıfına taşıyacak insanların varlığı demektir. Ama bu insanlar bu işe koyulmadan önce bunları iyice elde
etmelidirler. Ve bunları, son bir yüzyıl içinde Rusya ve Sovyetler Birliği'nde neler olduğunu, sınıflar ve toplumsal
katmanlar arasında gerçekten neler yaşandığı, bunun sadece Rus toplumu için değil aynı zamanda uluslararası işçi
hareketinin ve sonuçta insanlık için can alıcı olduğunu gerçekten anlama, yani derinliklerini anlama isteğine sahip
olmalı.
|
|
Eski SSCB'de yaklaşık son 15 yıldan beri kendilerine aşırı sol diyen akımlar var. Sayıları çok azdır. Ne deneyimleri
ne de öz siyasi birikimleri var. Üstelik sadece öğrenci ve bazen de öğretmenlerden oluşan ve işçi sınıfı ile
bağları olmayan küçük guruplardır. Buna ek olarak ortaya çıktığından beri gerçekten işçi sınıfı ile bağ
kurmayı denemediler ve hatta bazıları gerekçe olarak zaten işçi sınıfı "mücadele etmiyor" iddiasında bulundu.
|
|
Tabii şimdi artık bunu söyleyemezler. Ama bu sorunda temel bir değişiklik yapmıyor. 2007 baharının getirdiği grevlerin
"buzları çözmesi" karşısında hiçbir şey anlamadan, uluslararası aşırı sol akımların, kulaklarına
fısıldadıkları ve hiçbir işe yaramayan şablonları kullanmalarını görmek yeterlidir.
|
|
Akıl veren bu guruplar, "sol anti kapitalist perspektifler" üzerine fikirler ileri sürdüklerinde ve bunların "toplumsal
başkaldırıya" yol açacağını söylediklerinde, Rusya'da devrimci fikirleri savunduklarını iddia eden çevrelerin şu
veya bu "alternatif" sendika yönetiminin peşinden gitme öğüdü verdiklerinde gayri ciddi akıl hocaları oldukları
görülüyor. Çünkü onlara göre işçi sınıfına gitmek bundan ibarettir. Sanki çözüm "halka gitmektir". Bu 19'uncu
yüzyılda Rus popülistlerinin, ama onlar niçin gittiklerini bilmeseler de yapmıştı, yaptıklarının bir karikatürüdür.
|
|
Diğer yandan bazı belirtiler, çok geniş alanları kapsayan üstelik yoğun bir sanayi ağına sahip ve bu nedenle büyük ve
ülkenin her tarafına yoğun bir şekilde yayılmış bir işçi sınıfına sahip olan Rusya gibi bir ülkede küçük işçi
ve aydın guruplarının gündemdeki bazı sorulara daha ciddi yaklaştıkları izlenimi veriyor.
|
|
Bu sözü edilen kişi veya guruplar, gündemdeki sorulara ne ölçüde cevap vermeyi başarabilecekler? Bunun cevabını
gelecek verecek. Ancak geleceğin ne olacağı da aynı zamanda onların sosyalist, komünist fikirleri, sınıf mücadelesini,
sınıf bilincini -ki bunlar emekçiler için mutlaka gereklidir- yeniden elde etme isteklerine de bağlı.
|
|
Aradan bir yüzyıl geçtikten sonra şekilsel karşılaştırmalara gitmeden şunu hatırlatalım: Çok daha geniş alanlara
yayılmış olan Çarlık imparatorluğunda Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi, önce dağınık bir şekilde olan ve
başlangıçta küçük guruplardan oluşan ve sadece kendileriyle sınırlı olan, ama mütevazı ve ısrarlı bir çaba
harcayan ve böylece sosyal demokrasinin yolunu bulan ve bunun üzerinden Bolşevizmi oluşturanlarla gerçekleşmişti.
|
|
Şu kesindir ki, Rus işçi sınıfı daha çok mücadele etmek zorunda kaldıkça, belki de bürokrasi ve yeni burjuvazinin
daha çok kazanç elde etme hırsı başka seçenek hakkı tanımayacak, onlara yeniden erişebilenler için sosyalist,
komünist, devrimci, bilinçli ve örgütlü sınıf fikirlerinin aktarılması sorunu da gündeme gelecek. En azından mevcut
devrimci yazılar yoluyla küçük guruplar devrimci fikirlerin, Marksizmin yolunu bulabilecekler mi? Bu bir öngörü değil,
bir istek, bir gerekliliğin ifadesidir. (21.06.07)
|
|
|